Bobbie Torres, motorunun kükreyen sesiyle geçmişini geride bırakmaya çalışırken, aslında çok daha büyük bir tehdidin içine sürüklenmekte olduğunu bilmiyordu. Göz alabildiğine uzanan çöl yollarında, Kaliforniya’daki güvenli limanına ulaşmayı hayal ederken, küçük bir kasabada hayatının en büyük hatasını yaptı: Durdurulmasına izin verdi. Şerif Bilstein, sıradan bir trafik polisi gibi görünebilir ama aslında o, avladığı insanların korkularıyla beslenen bir sadistti. Bobbie’nin telefonu elinden alındığında, bunun sadece bir trafik cezası olmadığını anlamıştı. Artık o, Bilstein’ın ölümcül oyununda bir figürandı. Kaçmak, saklanmak ve savaşmak zorundaydı. Çölün acımasız doğasında yalnızca en güçlüler hayatta kalırdı ve Bobbie, bir kurban olmamaya kararlıydı.