Altı yaşındaki Armand, sınıf arkadaşı Jon’un kendisini sınır ihlaliyle suçlaması üzerine büyük bir endişe duyar. Jon, Armand’ın okuldaki davranışlarıyla ilgili ciddi iddialarda bulunur ve okul yönetimi, suçlamaları ciddi şekilde araştırır. Elizabeth, annelik içgüdüsüyle oğlunun savunucusu olur, ancak suçlamalar karşısında derin bir şüpheye düşer. Gerçeği araştırdıkça, olayların iç yüzü daha karmaşık bir hale gelir. Okulun her köşesinde gerilim artar ve suçlamalarla dolu koridorlar bir psikolojik gerilime dönüşür. Elizabeth’in şüpheleri arttıkça, bu olayların sadece basit bir yanlış anlamadan mı ibaret olduğu, yoksa çok daha karanlık bir gerçeğin habercisi mi olduğu konusunda kafası karışır. Bu, bir çocuğun masumiyetini sorgulayan bir süreç haline gelir.