Tarihin tozlu sayfalarında, Moğol İmparatorluğu Batu Han’ın liderliğinde adeta yeryüzünü kasıp kavuran bir güç haline geldi. Moğollar, fetih ateşini asla sönmemek üzere yaktı; karşılarına çıkan her şehir ve kaleyi acımasızca ele geçirip yağmalıyorlardı. Gözleri Avrupa’ya çevrilmişti ve Rusya’nın son bağımsız prensliği, Moğolların Avrupa’ya geçişindeki son engel olarak duruyordu. Bu küçük prenslik, Moğollar için yıkılması kaçınılmaz bir engeldi. Fakat Evpaty Kolovrat liderliğindeki 17 yiğit adam, bu yıkıma karşı dimdik durmayı seçti. Son nefeslerine kadar savaşacaklarına ant içen Kolovrat ve adamları, tarihin gidişatını alt üst edecek bir direniş gösterdiler. Moğol ordusunun acımasız hırsı karşısında Avrupa’nın kaderi, Kolovrat’ın önderliğinde şekillendi.